Embed

Hayatı kolaylaştıran Hadisler ve öyküler - 2

Rabbim, nihayeti olmayan rahmet hazinesinin kapısını, ihsan sofrasını herkese açmış iken, başkasına nasıl giderim? Kim istedi de vermedi? Kim geldi de, boş döndü? İstemesini bilmezsen, alamazsın.

“İstikâmet üzere olun. (Bunun sevabını) siz sayamazsınız. Şunu bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır.

(Zâhirî ve bâtînî temizliği koruyarak) abdestli olmaya ancak mümin riayet eder.”

(İbnu Mâce)

Hapishane de Kılınan Namaz

Horasan valisi Abdullah bin Tahir, çok âdil biriydi. Askerleri birkaç hırsız yakalamış, valiye bildirmişlerdi. Yolda, yakalanan hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur’a gitmişti. Askerler gece eve giden demirciyi yakaladılar ve diğer zanlılarla beraber valinin yanına çıkardılar.

Vâli:

‚Hepsini hapsedin!‛ dedi.

Bir suçu olmayan demirci, hapishanede hemen abdest alıp, namaz kıldı. Ellerini uzatıp:

‘’Yâ Rabbi! Bir suçum olmadığını ancak sen biliyorsun. Beni bu zindandan ancak sen kurtarırsın!’’ diye dua etti.

 

Hayatımızı Kolaylaştıran

Hadisler ve Öyküler

kitabından alıntıdır...

Derleyen: Recep Bozdağ 

Yayınevi: Önemli Kitap

www.onemlikitap.com

Vali uyurken, rüyasında dört kuvvetli kimse gelip, tahtını ters çevirecekleri zaman uykudan uyandı. Hemen kalkıp abdest aldı ve iki rekât namaz kıldı. Tekrar uyudu. Tekrar o dört kimsenin tahtını yıkmak üzere olduğunu gördü ve uyandı. Kendisinde bir mazlumun âhı olduğunu anladı.

Vâli hemen hapishane müdürünü çağırtıp sordu:

‚Acaba bu gece hapishanede mazlum birisi kalmış mı?‛

Müdür:

‚Bunu bilemem efendim. Yalnız biri namaz kılıyor, çok dua ediyor, gözyaşı döküyor.‛

‚Hemen adamı buraya getirin!‛

Demirciyi valinin huzuruna getirdiler. Vali, hâlini sorduktan sonra durumu anladı ve dedi ki:

‚Senden özür diliyorum. Hakkını helâl et ve şu bin gümüş hediyemi kabul et. Herhangi bir arzun olunca bana gel!‛

Demirci de cevabında dedi ki:

‚Ben hakkımı helâl ettim. Verdiğiniz hediyeyi kabul ettim. Fakat işimi, dileğimi senden istemeye gelemem.‛

‚Neden gelemezsin?‛

‚Çünkü benim gibi bir fakir için, senin gibi bir valinin tahtını birkaç defa tersine çevirten Sâhibimi bırakıp da, dileklerimi başkasına söylemek kulluğa yakışır mı? Namazlardan sonra ettiğim dualarla beni nice sıkıntılardan kurtardı. Pek çok murâdıma kavuşturdu. Nasıl olur da başkasına sığınırım? Rabbim, nihayeti olmayan rahmet hazinesinin kapısını, ihsan sofrasını herkese açmış iken, başkasına nasıl giderim? Kim istedi de vermedi? Kim geldi de, boş döndü? İstemesini bilmezsen, alamazsın. Huzuruna edeple çıkmazsan rahmetine kavuşamazsın!‛

‚Âkıl isen namazı, çün saadet tâcıdır.

Sen namazı şöyle bil ki, mü’minin mi’râcıdır.‛

 (Recep Bozdağ)

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !